B O Y A
B A T K A L E S İ G E
N E L D E Ğ E R L E N D İ R M E
Genel özellikler ve
araştırmalardan elde edilen veriler ışığında, Boyabat kalesi
için yaklaşık olarak bir tarihlendirme önerisi yapmak mümkündür.
Kalenin ilk kez ne zaman inşa
edilmiş olduğu kesin olarak bilinmese de, kayaya bağlı mimari
detaylar ve tünelin varlığı, araştırmacılarında belirttiği gibi,
erken dönemlerden itibaren iskan edildiğini gösteren delirlerdir.
Yakın çeverisnede yer alan kaya mezar ve tapınakları da
Paflagonyalıların bölgede etkin olduklarının işaretidir ki M.Ö.7.
yüzyılda benzeri bur durumun Boyabat için de geçerli olduğu
ortadadır. Ancak bu tarih, bir kalenin varlığı anlamını kesin
olarak taşımamamaktadır. Bununla birlikte, 11. yüzyılda Bizans
İmparatorlugunun bölgedeki etkinliği göz önüne alındığında
Boyabat”ın da bu dönem içesinidne bir kaleye sahip olduğu
düşünülebilir. Araştırmacılarının özellikle duvarların alt
seviyesini , Roma dönemine tarihlendirmelerine rağmen bunu
gösterir bir veril olmaması, erekn dönem için bir kalenin
varlığını şüpheli kılmaktadır.
Özellikle ön giriş
duvarlarında görülen yerel ancak düzenli malzeme-ternik
özellikler, bölgedeki diğer bazı kalelerde de karşımıza
çıkmaktadır. Muhtemelen erken dönem özelliği olarak bu duvarlar
en geç 11. yüzyılda inşa edilmiş olmalıdır. Benzeri teknik
özellikler, kuzey duvar ve kuzeyde aşağı doğru uzanan duvar
parzalarında izlenmektedir. Güneş ve batıda da burçların iç ve
alt seviyedeki malzemeleri daha erken tarihli görünmektedir. Bu
durumda en önemli farkılılık, doğu duvarda izlenir ki, hem
kalınığı hem de kapı burcunun biçimi ile geç özellikler
yansıtır. Bölgede Bizans sonrası, Beylikler idareside söz
konusudur. Bu süreçte kale sürekli el değiştirmiş ve onarım
geçirmiş görünmektedir. Bağlantısı bugun için tartışmalı olmakla
birlikte , özellikle kapı burcu, genel şekli ve kuruluşu itibari
ile İstanbul kalelerinin silületine sahiptir. Burç muhtemelen
15. yüzyılın ikinci yarısında bu şekli almış olmalidir. Duvar
kalınlığının fazla olması, beklide bu dönemde, aslında mevcut
eski duvara bir zarf geçirilmesi sureti ile oluşturulmuştur. Bu
bölümün diger bölüme oranla daha savunmasız ve tehlikeye açık
olması nedeniyle, diğer duvarlarla yaklaşık olarak 1 metlerilk
kalınlık farkı mevcuttur.
Belirtilen nedenler ve kale
yüzeyinde görülen 11-12. yüzyıllara tarihlendirilebilecek tipik
bir seramik buluntusundan haraketle kalenin en geç 11. yüzyılda
inşa edilmiş olduğu, değişen siyasi ve askeri yapıya uygun
olarak el değiştirdiği, bu süreç içerisinde de çoğu zaman dönemi
açık şekilde belirlenemeyen onarımlar geçirdiği, günümüz halini
ise muhtemelen 15. yüzyılın ikinci yarısında almış olabileceği
söylenebilir.
Araştırmacılar tarafından
sarnış olarak degerlendirilen yapı kalıntısı, mevcut izlerinin
gösterdiğine göre bir mescit olmalıdır. İki katlı olması ve
katlar arasında bağlantı bulunmaması dikkat çekicidir. Bununla
birlikte, yukarıda belirtildiği gibi alt kat muhtemelen bir
çeşit depo birimidir